Başarısızlıklardan Doğan Başarı Öyküleri - Meltem Ataş

Başarısızlıklardan Doğan Başarı Öyküleri


Ne güzel söylemiş Senai Demirci. Varlığın sayfasına değen bir kalem gibidir insan. Kalemiyle işgal ettiği yerde iz bırakır. Adımlarıyla yaralar bulunduğu zeminleri, insan bakışının bulunduğu yerden toz kalkar diye… Nasıl baktığımız önemli tabi. Bıraktığımız izler, sonra bakış açımız, tanıyamadıklarımız, tanışıklıklarımız. İyilik güzellik adına hayatımızın belirli aralıklarında temiz adımlar bırakmışlıklarımız. Yarım yamalak güzellikler bırakmaya çalışırken ki yorgunluklarımız. Cesaretli adımlarla hayata yaklaşımlarımız. Başarılarımız… Başarısızlıklarımız…

Başarısızlıklar olmadan hayata devam edebilmek ne mümkün? Bir başarıya ulaşmak istiyorsanız öncelikle başarısızlık faktörünün etki alanına girmeniz gerekir. Başlangıçta bu size negatif bir his gibi gelebilir. Çünkü bu kelime her zaman olumsuz çağrışımlar oluşturmuştur. Oysa ki faydalarıyla birlikte gelecektir. Kariyerimize adım adım yaklaşırken bu ihtimali göz ardı etmemeniz gerekir. Pek çok girişimci karakter, bugün ki başarılı sona başarısız deneyimleri sonucu ulaşmıştır.

 

Biliyor musunuz, başarısızlık sizi daha güçlü, zeki ve esnek kılar. Neyin işe yarayıp yaramadığını keşfedersiniz. Bazı absürt denemeleriniz olacağı muhakkak. Çünkü bu denemeler aynı zamanda sizi korkusuz da yapacaktır. Düşünsenize, yeni bir şey denerken başınıza ne gelebilir ki? En kötü şeyle sınanıp başarısız olmuşsunuz ya zaten. Birkaç kez çuvallayıp dibe vurdunuz diye hemen pes mi edeceksiniz?

 

Her başarısızlık bir şahlanışı saklar yüreğinde. Kalk ve dik dur, ilerisi aydınlık mesajıdır size vermek istediği. Hayat bu ya engebeler hep vardır. Hepimiz hayatımızın bir karesinde takılıp kalmışızdır dikenli tellere. Kurtulmaya çalışırken ruhumuz ve bedenimiz derin yaralar almıştır muhakkak. Bir de hayatımızda sürekli negatif enerji yayarak bize kendimizi kötü hissettiren yaptığımız her güzel iş sonucu kafamızda sayısız soru işareti bırakmaya çalışan, bize başarısızmış hissi uyandıran toksik insanlar olacaktır. Bu taşlara takılıp düşerseniz onlara yenilmiş olursunuz. Etrafını dolanıp geçerseniz kazanmış.

 

Başarısızlıktan başarı doğar mı demeyin. Şimdi ilham veren bazı başarısızlık öykülerine bakalım. Gelinen nokta paha biçilmez.

 

Michael Jordan; Onun için ne yazsak az değil mi? Hepimiz en az bir kez bir maçını izlemişizdir. NBA spor tarihinin en değerli sporcusu. Öğrenim gördüğü kolejden yeterince başarısı yok gerekçesiyle çıkarılır. Şimdilerde NBA’de bir dev, bugün ki kariyerimi olumsuzluklara ve başarısızlıklarıma borçluyum diyor.

Steve Jops; Apple deyince aklınıza ilk gelen kişi. Henüz 20 yaşındayken evinin garajında kurduğu Apple’dan 10 yıl sonra kovulur. Bu hikâyeyi burada bitiremem diyerek yıllar sonra tekrar markanın başına geçer ve Apple’ı dünyanın en değerli markaları arasına sokmayı başarır.

 

Albert Einstein’ı tanımayanınız yoktur sanırım. Tüm zamanların en iyi fizikçileri arasında yer alır. 4 yaşına kadar hiç konuşmayan Einstein, öğretmenlerinin olumsuz yorumlarına maruz kalır. Arkadaşlarına asla yetişemez diyen bir öğretmeni vardır. Zoru başararak en iyi fizikçilerden biri olurken Nobel Fizik Ödülü’ne layık görülür.

 

Thomas Edison; Karanlığımıza ışık tutan o meşhur mucit. Öğretmeni bir şeyler öğrenmesi için çok çalışmalı derken, ona çok aptal diyebilecek kadar ileri gider. Asla başarılı olamaz, boşuna emek vermeyin diye ekler ve Edison tarihe ampulü bulan adam olarak geçer.

 

Van Gogh hayatı boyunca tek bir resim satan meşhur ressam, o da arkadaşlarına. Yıllarca sinir bozukluğu ve ruh hastalığı ile mücadele ederken 900’ün üzerinde yağlı boya resmi yapar. Yıllar sonra yaptığı eserler, dünyanın en değerli tabloları kabul edilir ve ekler Gogh, resim yapmayı hayal ettim ve yaptım. Hiçbir şeyi yapmaya cesaretimiz olmasaydı hayatımız nasıl olurdu? Anlayabilene çok güzel mesajlar veriyor.

 

İşte sizlere birkaç başarısızlık hikayesinden bahsettim. Hani en başta da dedik ya, her başarısızlık bir şahlanışı barındırır hikayesinde. Sendelemeden, düşe kalka yürümeden ilerlemek imkansız. Önemli olan cesaretimizi ve umudumuzu her daim diri tutmaktır. Biz istersek en kötü başlayan hikayeler bile mutlu bir sonla biter. Önemli olan umudumuzun baki kalmasıdır. Çünkü umut, uyanık insanların rüyasıdır.

Meltem Ataş

Diyanet - Sen Kadın Komisyonu Başkanı

 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Oca
03Ara

Başkası Olma Kendin Ol

01Ekm

Geceye Dair

13Tem
30May