Emperyalizmin yenilgisi Erbakan ve Erdoğan - Hanifi Yavaş

Emperyalizmin yenilgisi Erbakan ve Erdoğan


Dünyada dengeler büyük bir hızla değişiyor. Sovyetlerin yıkılışından sonra tek kutuplu hale gelen dünyada, ABD Emperyalizmi yapmış olduğu orta ve uzun ölçekli planlar ile istediği ülkelerde iktidarları değiştirmek ve coğrafi haritaları yeniden çizmek istiyor. 

Halkların kendi kaderlerini tayin etmesine izin vermeyen ABD Emperyalizmi, bazen fiili işgal, bazen paramiliter güçler bazende saros vakıfları ile istediklerini yaptırmaya çalışmaktadırlar.

Ama değişen dünyada, elindeki tüm güçlerle sistemi yeniden dizayn etmeye çalışan ABD, artık geçmişte olduğu gibi başarılı olamamakta ve her geçen gün güç ve itibar kaybetmektedir.

Küresel Emperyalizme karşı, İslam Birliği projesi ile 15 Haziran 1997 yılında İstanbul'da yapılan Devlet ve Hükûmet başkanları zirvesinde D-8'in kuruluşu ile İstanbul Deklarasyonu resmen ilan edilmişti.

Erbakan 8 tane İslam ülkesini bir araya getirdi. "Bundan sonra siyasette, ekonomide, kültürel faaliyetlerde birlikte hareket edeceğiz" dedi. Fakat sonrasında başta ABD olmak üzere tüm batılı güçler, Türkiye’yi kaybetmemek ve Dünyada, Türkiye öncülüğünde yeni bir güç odağı kurulmasını engellemek için operasyonlara başladılar. Yapılması gereken en önemli şey Erbakan'ın uzaklaştırışması ve aktif pozisyonunu kaybetmesiydi. O dönemde sadece Erbakan'ın değil, D-8'e imza atan herkesin başına gelmeyen kalmadı.


ABD bugünde aynı oyunu oynamaya devam ediyor. Ama artık dünya eski dünya değil. Halklar da uyandı ve aydınlandı. 

ABD Emperyalizmi günümüzde tüm dünyada kan kaybetmeye devam ediyor. 

ABD'nin 7 Ekim 2001'de başlayan Afganistan'daki işgali, 20 yılın ardından hezimete sonuçlandı ve ABD Afganistan’ı terk etti. 

Venezuela da, Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu devirmek için her türlü operasyonu deneyen ABD başarılı olamadı. 

Ukrayna ile Rusya'yı kuşatmak isteyen ABD, Putin'in beklenmedik operasyonu ile karizmasını bir kez daha çizdirdi.

Macaristan'da, Viktor Orban, ABD, batı ve Saros destekli altı muhalefet partisinin ortak adayına karşı zafer kazandı. 

Sırbistan'da Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ABD’nin istediği aday değil mevcut Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic kazandı.

Yine ABD'nin, Pakistan'a yaptığı operasyonda, Başbakan İmran Han'ın seçime gitmesi ile başarısızlık ile sonuçlandı. 

Yakın zaman içerisinde ABD'nin yapmış olduğu bu operasyonların ortak bir özelliği var ki bu çok önemli. 

Maduro, Putin, Vucic, Orban ve İmran han. Tüm bu isimlerin ortak özelliği ABD tarafından istenmemeleri ve Erdoğan ile yakın ilişki içinde olmaları. 

Bu isimleri istemeyen ABD, Türkiye'de ise Erdoğan'ı istemediğini, muhalefet ile birlikte hareket ederek iktidardan düşüreceğini çok net bir biçimde açıkladı. 

ABD ve batının Erdoğanı neden istemediği artık kamuoyu tarafından açıkça bilinmektedir. 

Dış politikada özellikle Suriye’de PKK devletine izin vermeyişi, Libya'da oynanan oyunları bozarak yeni bir denklem kurması, Karabağ’da batı destekli Ermeni işgalini yok etmesi, tüm tehditlere rağmen Rusya’dan S400 hava savunma sistemlerini alması, Ayasofya'yı ibadete açarak batıya kafa tutması, Afrika pazarına açılarak oralarda üsler kurması, balkanlarda etkisinin artması, Çin ve Rusya ile ilişkilerini geliştirmesi ve ayrıca savunma sanayide yaptığı devrim ve benzeri politikaları ABD ve Batı tarafından istenmeyen, anti emperyalist bir  Erdoğan düşmanlığı oluşturmuştur. 

ABD 2023’de Türkiyede yapılacak seçimlerin provasını Macaristan'da yaptı. Kendilerince seçimleri garantiye almak isteyen ABD için Macaristan seçimlerinin provası oldukça önemlidir. Çünkü orada da muhalefeti organize ederek altı partiyi bir araya getirip, Viktor Orban'a karşı yarıştırdı. Oradaki başarı ya da başarısızlık Türkiye'deki seçimler için prova niteliğindeydi. Şimdi orada kaybetmelerinden dolayı çıkardıkları dersler ile Türkiye seçimlerinde izlenecek stratejiyi belirleyecekler. 

İşte bu durum, 2023 seçimlerini çok daha anlamlı ve önemli kılıyor. Bu seçim göründüğü gibi Cumhur ittifakı ile karşısındaki muhalefet partileri arasında değil, Erdoğan ve Bahçelinin oluşturduğu yerli ve milli ittifak ile ABD ve Batı ülkeleri arasında geçecektir.
 

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI